Web Sitemizde, Dünyanın En Kaliteli, Yetişkin Ürünleri Satılmaktadır.

Bu Sebeple, 18 Yaşından Küçük Kullanıcıların Web Sitemizi
Gezmeleri Ve Sitemizden Alışveriş Yapmaları
KESİNLİKLE YASAKTIR.

18 Yaşından Büyük Müsünüz?
EVET HAYIR
Ziyaretçiler Bu Siteye Girmekle Yasal Ve Diğer Tüm Sakıncalı Sorumlulukları Üstlenmeyi Kabul Ve Taahhüt Eder.
Bu Siteye İstemeyerek Girdiyseniz Ve Aile Bireylerinizin Bu Ve Bunun Gibi Sitelere Girmesini İstemiyorsanız
TTNET Aile Koruma Şifresini Buradan İndiriniz.
Kronik Yorgunluk Sendromu FAYDALI BİLGİLER

KRONİK YORGUNLUK SENDROMU

EKLENME TARİHİ : 2.11.2016

"İş ve özel hayatım oldukça stresliydi. İşime her gün sıkıntıyla ve korkular içinde gidiyor ve akşam eve gelince de koltuğa bitkin, yorgun ve tükenmiş bir halde yığılıyordum. Bütün vücudum ağrılar içindeydi, derken baş ağrıları geldi ve son olarak da korkunç grip nöbetlerine tutulmaya başladım. O günden sonra hayatımda hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Erkenden yatıyordum ama sabahları yine çok yorgun olarak uyanıyordum ve çok sinir bozucuydu. Enerjim bitmişti sanki, yıpranmıştım. Bulantı ve kas kramplarına bel ağrıları eşlik ediyordu. Hazımsızlık çekiyordum. Doktoruma bunu anlattığımda depresyona girdiğimi ve iki haftalık tedavi ile yeniden eskisi gibi olacağımı söyledi. Gözyaşlarına boğuldum. Çünkü her şeyin daha kötüye gideceğini düşünüyor ve korkuyordum..."

KRONİK YORGUNLUK SENDROMU

Yeni yeni tüm yönleriyle açıklanmaya başlanan ve çok bilinmeyen bir yorgunluk hastalığı hakkında bilgilerimi sizinle paylaşmak istiyorum.

19. yüzyılda "Kronik Nervöz Tükenme" olarak tanımlanmıştır. Bugün "Yuppie Flu" veya "20. Yüzyıl Hastalığı" olarak da bilinir. Tıp dilinde "Stres Cevabı Disregülasyon Bozukluğu" olan "Kronik Yorgunluk Sendromu" veya "Canlı Cenaze Sendromu" terimi bugün modern tıptaki yerini almıştır. Muhtemelen 21. yüzyılın yeni ve yaygın bir hastalığı olacaktır.

Kronik Yorgunluk Sendromu, sürekli veya tekrarlayıcı seyreden, sakatlayıcı, iyi anlaşılamayan ve birçok sistemi tutan bir hastalığı tanımlamak için kullanılır. Tek bir sebebi yoktur. Bu hastalığın viral bir enfeksiyonun tetiklediği beyinin çalışmasındaki düzensizlikler, strese bağlı vücudumuzdaki dengesizlikler ve vücudun savuma sisteminin bozulması sonucu aşırı derecede aktifleşen bağışıklık sistemimizi içine alan bir durum olduğunu kabul etmeliyiz. Kronik yorgunluğun en ayırt edici belirtisi yatak istirahatiyle geçmemesidir. Bağışıklık sistemi enfeksiyonlarla başa çıkamayınca sonuç bitkinlik olmaktadır.

Baharın güneşli ve sıcak günlerini özlemle beklediğimiz son günlerde birçok insan halsizlik, yorgunluk, eklem ağrıları, uyku isteği gibi ortak problemlerden yakınıyordur. Bu yakınmaların çoğu Bahar Yorgunluğu ile bağlantılıdır. Bahar yorgunluğu da bir hastalık olarak tanımlanabilir. Bahar Yorgunluğu önlem alınmazsa Kronik Yorgunluk Sendromu"na dönüşebilir. Bahar mevsiminde güneş ile birlikte havadaki elektrik yükü artar. Bu yük iyonlar aracılığıyla taşınır. Pozitif ve negatif değerde iki tür iyondan pozitif olanlar arttıkça vücuda zindelik getirir. Negatif yüklü iyonların artması ise yorgunluk, halsizlik ve gerginliklere neden olur. Havadaki elektrik yükü otomobillerin havayı kirletmesi, sanayi atıkları, trafik karmaşası nedeniyle şehirlerde daha fazladır. Elektrik yükünün yoğunluğu insanda yorgunluk hissini, sinir gerginliğini ve stresi tırmandırır. Bu durum, damarlardaki daralmayı artırır. Hatta damarlardaki daralma midede ülsere bile neden olabilir.

Hekimlerimizin çoğu Kronik Yorgunluk Sendromu"nun bir hastalık olduğuna inanmamakta ve ciddiyetini küçümsemekte, bir kısmı da onu psikiyatrik bir bozukluğun eşdeğeri olarak görmektedir.

Kronik yorgunluk sendromu açısından bazı insanlar daha fazla risk altında bulunur. Bunların başında da A tipi insanlar var. Doktorlar ve sağlık ile ilgili yardımcı mesleklerde, yönetici kadrosunda çalışan sorumluluğu fazla olan bireylerde sık görülmektedir.

Bahar yorgunluğu ve kronik yorgunluk dışında bir de "Mutsuzluk Yorgunluğu" denilen bir yorgunluk türü vardır. Şikayetler bedensel bir rahatsızlıktan değil, psikolojik sorunlardan kaynaklanmaktadır. Kendini sürekli bitkin, halsiz, isteksiz, yorgun hissedenler bu gruba girmektedir. Bu hastaların yorgunluk hisleriyle mutsuzlukları arasında bağlantı vardır. Mutsuzluk yorgunluğu, doğal olarak, insanın psikolojisiyle çok yakından ilgilidir. Bu sendrom duygusal tükenmişlik, depersonalizasyon ve bireysel beceride azalma nedeniyle; bireysel ya da kurumsal düzeyde, insanın iç dünyası ile ilgili duyguları, amaçları, istekleri ve beklentileri etkileyen psikolojik bir deneyimdir. Bu hastalar sorunlar, baskı hissi, huzursuzluk ve işlev bozukluğu sonucunda işlerinden ve ailelerinden olabilirler. Bu sorundan kurtulmak için öncelikle kendimizi, doğayı ve hayatı sevmek, yorgunluklarımızın, tükenmişliğimizin, mutsuzlukların, hayal kırıklıklarının gelip geçici olduğuna inanmak gerekir.Hastaların psikolojik tedavi görmesi gerekir.

Nedenleri

1-Viral enfeksiyonlar.

2-Stres.

3-Kontrol kaybı.

4-İş hayatındaki nedenler:

  • Devlet kurumlarında çalışma,
  • Sosyal desteğin eksikliği,
  • Organizasyon bozuklukları,
  • Gerçek dışı hedefler,
  • Gözlemcilerin tavrı,
  • Ekip ilişkilerindeki bozukluklar,
  • İş tatminsizlikleri.

5-Aşırı aktif bağışıklık sistemi.

6-Bireysel etmenler:

  • Kadın olma,
  • Yüksek sosyoekonomik koşullarda yaşama,
  • Sağlık çalışanı olma,
  • A tipi insanlar,
  • Nevrotik anksiyete,
  • Azalmış özsaygı.
  • Duygusal açıdan sorunlar yaşama,
  • Depresyon geçirme,
  • Ağır işler yüklenme,
  • Erken yaşta evlenme,
  • Okula gönderilmeme,
  • Problemli evlilikler,
  • Aileden uzakta yaşama.

7-Adrenalin salgılayan bezlerinin düzenli çalışmaması.

8- Vücudun bütün hücrelerini güçlendiren kimyasal enerji kaynağı olan ATP düzeyinin düşük olması.

Kronik Yorgunluk Sendromu fiziksel, duygusal ve zihinsel bulgu ve belirtileri içerir:

A-Fiziksel tükenmişlik belirtileri:

  • Başka bir nedene bağlı olmayan ve istirahatle geçmeyen, 6 aydan uzun süren, ortalama günlük aktiviteyi en azından %50 azaltacak derecede, yatak istirahati ile düzelmeyen, sürekli veya tekrarlayıcı fizik ve mental bitkinlik ve tükenme hissi,
  • Güçsüzlük ve daha önce tolere edilebilen egzersizden sonra uzun süreli yani 24 saatten fazla bitkinlik,
  • Enerji kaybı,
  • Yıpranma,
  • Hastalıklara daha hassas olma,
  • Baş ağrıları,
  • Bulantı,
  • Kas krampları ve myaljiler,
  • Bel ağrısı,
  • Denge kaybı,
  • Hazım sorunları,
  • Uyku bozuklukları,
  • Çabuk yorulma,
  • Hafif ateş veya üşüme,
  • Boğaz ağrısı,
  • Boyunda ağrılı lenf nodları,
  • Açıklanamayan genelleşmiş kas zayıflığı,
  • Kaslarda katılaşma,
  • Gezici eklem ağrıları,
  • Farenjit,
  • Bazı hastalarda gribal enfeksiyon benzeri semptomlar.

B-Duygusal tükenmişlik bulguları:

  • Fotofobi,
  • Düşünmede zorluk,
  • Gözlerinin önünde beneklerin uçtuğu hissi,
  • Depresif duygulanım,
  • Desteksiz ve güvensiz hissetme,
  • Ümitsizlik,
  • Kerpetenle ensenin sıkıldığı hissi,
  • Unutkanlık,
  • Evde-işte gerilim ve tartışma artışı,
  • Kızgınlık,
  • Net görememe,
  • Mide ve bağırsak sisteminde problemler,
  • Sabırsızlık,
  • Huzursuzluk,
  • Nezaket, saygı ve arkadaşlık gibi pozitif duygulanımlarda azalma.

C-Zihinsel tükenmişlik bulguları:

  • Doyumsuzluk,
  • Kendine, işine ve genel olarak yaşama karşı negatif tutumlar,
  • İşi bırakma,
  • Hafıza ve konsantrasyonda problemler,
  • İşi savsaklama.

Kronik Yorgunluk Sendromu hakkında bilinmeyenler:

  • Sebebi tam olarak bilinmemektedir.
  • Ani ve sinsi başlar.
  • Tekrarlayıcıdır.
  • Kronik yorgunluk hastalığı çekenlerin birçoğunda vücudun bütün hücrelerini güçlendiren kimyasal enerji kaynağı olan ATP düzeyinin düşük olduğu görülmüştür.
  • Siklik seyirlidir.
  • Bir sürü kronik yorgunluk sendromu hastası hâlâ internette derdine çare aramaktadır.
  • Kronik yorgunluk, hem beslenme hem de bizi strese karşı dayanıklı tutacak salgıları üreten adrenalin bezlerinin düzenli çalışmaması sonucunda ortaya çıkabilir.
  • Kadınlarda ve sosyo-ekonomik düzeyi yüksek olan kişilerde sık görülür.
  • Tanı amaçlı laboratuvar testleri bulunmamaktadır.
  • Vücut, akıl ve ruhun tamamı etkilenir.
  • Doktorların çoğu bu hastalık hakkında bilgi sahibi değildir.
  • Son çalışmalar; yorgunluk, hayal kırıklığı ve işi bırakma ile karakterize bir durumu tanımlamak için ortaya atılan bu sendromun, sağlık çalışanları arasında büyük bir sorun olduğunu göstermektedir. Doktorların %30 ile 40'ında bu sendromun görüldüğü ve iş performanslarını etkilediği ileri sürülmüştür.
  • Yeni yapılan bir araştırmaya göre Türkiye'de her 100 kişiden yaklaşık 55'i çok yorgun.
  • Açıklanamayan semptomlar yüzünden hasta çoğu kere psikiyatrik vaka damgasını almaktadır.
  • Amerika'da piyasaya yeni çıkan Eneda isimli ilaç ile başarılı sonuçlar alınmıştır.
  • Bu sendroma bağlı olarak kalp ve romatizma hastalarında yakınmalar artabilir.
  • Bulaşıcı olabilir.
  • İlginç olarak bu bozukluğa neden olan etmenler, bu sendromdan kurtulmayı da sağlayabilir. Bu etmenler arasında işin ilginç olması, daha fazla özerklik, yönetim desteği ve yeni iş ortamı sayılabilir.
  • Semptom ve işaretleri bilinen bir psikiyatrik hastalık kategorisine uymaz. Hastaların psikiyatrik bir hikayesi yoktur. Hastaların davranış ve kişilik yapısında ani değişimler meydana gelir. Her şeye rağmen verilen psikiyatrik tedaviden hasta fayda görmez.

Eğer kendinizde bu hastalığın belirtilerini görüyorsanız; öncelikle bu hastalık hakkında bilgi ve fikir sahibi olan bir hekime başvurunuz.

Tedavi

  • Tatil.
  • İstirahat.
  • Kas gevşetici hafif egzersizler.
  • İlaç olarak Eneda ve Arcalion gibi antiastenik ilaçlar ve vitaminlerden faydalanabilirisiniz.
  • Psikoterapi. ( Yorgunluk için, kavramsal davranış terapisi ve hayat tarzının değiştirilmesi gibi, çeşitli tedavi yöntemleri uygulanmalıdır.)

Öneriler

  • Yapabildiğiniz kadar fazla istirahat edin.
  • Hayat hızınızı yavaşlatın, fiziksel veya emosyonel stres meydana getirecek ortamlardan ve işlerden kaçının.
  • Çalışma ortamımızı yeniden düzenleyin. Yani aşırı iş yükünden kaçının, dinlenme zamanlarımızı arttırın, finansal, bürokratik ve idari işlerde en az sorumluluk alın, yeterli uzman eğitimi ve yönlendirme yapılmasını isteyin, yaptığımız işi kontrol etme ya da etkileme duygusunun daha fazla kazandırılmasını isteyin, çalışanlar arasında destek ve sosyal ilişkilerin en üst düzeye çıkarılması için çaba sarfedin, kağıt işi ve bürokratik işlerin azaltın.
  • İş hayatımızda ve özel hayatımızda yeni stratejiler belirleyin.
  • Takım çalışması yapın.
  • İşyerinde sosyal destek amaçlı gruplar kurun ve toplantılar düzenleyin.
  • Eğitim içerikli uygulamalar ile bireysel baş etme yöntemlerini geliştirin.
  • Kas gevşetici egzersizler yapın.
  • Zor işleri eşit olarak dağıtarak yükün aynı kişiler üzerinde birikmesini engelleyin ve zor işlerin dönüşümlü olarak yapılmasını sağlayın.
  • Gün içerisinde kitap, gazete ve dergi okuma gibi, iş harici aktiviteler için zaman ayırın.
  • Yorgunluğa karşı en iyi ilaç tatile çıkmaktır. Tatile çıkın.
  • Yarım gün çalışın.
  • Çalışma temposunu düşürün.
  • Yaşamınızı renklendirecek uğraşlar bulun.
  • Her sabah 10-15 dakika aç karnına egzersiz yapın.
  • Her gün sabahları aç karnına en az 5 dakika yürüyüş yapın. Ancak bu yürüyüşleri güneşli günlerde yapmaya özen gösterin.
  • Uyku ritmine dikkat edin.
  • Hoşunuza giden konuları düşünün veya hoşlandığınız bir film seyredin.
  • Bol vitaminli ve mineralli besinleri sofranızdan eksik etmeyin. Özellikle B ve C vitaminleri ile potasyum.
  • Bol sıvı alın. En az günde 3 litre su için.
  • Alkolden uzak durun.

Kaynak : Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği - CİSED